20 Şubat 2009 Cuma

Burdur'a gittik

Geçen hafta Ömer'in halı saha maçı vardı, babamla beraber onu izlemeye gittik. Sonucu ne siz sorun ne ben söyliyeyim, kısaca yenildiler diyelim:)

Zeynep'in doğrudürüst bir şapkası olmadığını söyleyince, annem komşudan şapka modeli aldı, ikisinin karışımı bir şapka ördü. Komşudan alınan örnek şapkalar denenirken, Zeynep'in keyfine diyecek yoktu:)


Zeynep ne bizim aldığımız oyuncağı, ne de annemlerin aldığı oyuncağı doğrudürüst ağzına götüremedi, biz de eline havuç tutuşturmakta bulduk çareyi:)

Ve işte en önemli kısım, benim ilk uzun yol tecrübem, Burdur'a giderken..(Yarım saat olabilir ama şehirlerarası sonuçta:))
Zeynep Durmuş abisini çok sevdi, abisi de O'nu..


Burdur'da ziyaretine gittiğimiz teyzemler.. Özlemiştik, çok güzel zaman geçirdik, herşey için tekrar teşekkür ederiz..


Isparta'ya dönüyoruz.. Zeynep'in yeni şapkasına dikkat:)


Geçen hafta doktorun verdiği göz damlası alerji yaptı kuzumda, göz kapağı kızardı ve çapaklanması arttı. Biz de Burdur dönüşü hemen bir göz doktoruna gittik. Doktor göz kanallarının tıkalı olduğunu söyledi. Doğuştan olan bişeymiş. Masaj yapmamızı söyledi ve başka bir göz damlası verdi. Hani büyüklerin göz numarası ölçülürken bir cihaza baş dayattırılır ya, Zeynepin gözlerine de işte o cihaz da baktı doktor amcası. Ufacık kuzumu öyle bir cihaz da görmek içimi acıttı ama Rabbim büyük dertler vermesin, sonuçta bu tedavisi olan birşey.
Onun dışında kızım artık iyice büyüdü, hareketlerindeki değişimi farkedebiliyorum. Ama asıl değişiklikleri babası farkeder tabi.

16 Şubat 2009 Pazartesi

4.ay kontrolümüz

Zeynep Sevde Isparta'ya geldiğinden beri ilk kez dışarıya çıktı, o da hastaneye gitmek için.
Kilomuz 6400 olmuş, boyumuz 61cm. Kilo gelişimi çok güzelmiş, ek gıdaya 6.ayda başlarsın dedi doktor. Onun dışında sağ gözünde uzun bir süredir gözyaşı akıyordu ve çapaklanma oluyordu. Doktor göz kanalı tıkalı olabilir dedi, göz damlası verdi ve burun üstüne masaj yapmamızı söyledi. Eğer bir haftada geçmezse göz doktoruna gidin dedi. Yüzünde de kuruluk vardı, onun içinde krem vardı. Zaten bu kuruluk doğumdan beri devam ediyor. Onun dışında karma aşısı ve Rota aşısının 2.dozunu vuruldu. Yine kısa bir ağlamadan sonra emzikle beraber hemen sustu kuzuş:)
Aşağıda Zeynep Sevde'nin en keyifli anlarından kareler bulacaksınız:






Artık kolları üzerinde baya bir doğruluyor:

Dedesinin ayağında teslim pozisyonunda:)




Dün Isparta'da yoğun bir kar yağışı vardı. Uzun zamandır böyle kar görmemiştim. Zaten İstanbul'da böyle yağsa bile oturup izleyecek mekanım olmadığı için pek birşey anlamazdım. Ama burda kanepeye oturup camdan rahatça yağan karı izlemek çok keyifliydi..

13 Şubat 2009 Cuma

Zeynep'ten haberler

Zeynep artık saat 8:00'de uyanıyor, hiç şaşmıyor, tabi ben o saatte kalkmak istemediğim için onu yanıma yatırıyorum ve uyumasını bekliyorum. Bazen yarım saat, bazen 1 saat içinde O da tekrar 2-3 saat kadar uyuyor.



Son birkaç gündür yaptığı yeniliklerden biri ellerini havaya doğru uzatıp gerinme hareketi yapması:)
Altımız değişirken ayaklarımızı yakalayabiliyoruz:)


11 Şubat 2009 Çarşamba

Zeynep Sevde & Duru

Salı akşamı babamın dayısı 7 aylık torunları Duru ve kızlarıyla beraber ziyaretimize geldiler.
Anneler ve kızları:
Anneler ve kızları II:)
Dedeler ve torunlar:
İşte 7 aylık minik Duru:

Kuzuş:

Bu da banyo sonrası kendinden geçmiş bir kuzuş:)

9 Şubat 2009 Pazartesi

Isparta..

Isparta'ya geldikten sonraki ilk misafirlerimiz, Burdur'dan gelen teyzemlerdi. Durmuş abisi o kadar güldürdü ki bana bile o kadar gülmemişti, hayret ettim doğrusu:)

Ömer Dayısıyla da beklenen buluşma nihayet gerçekleşti:)

Dedesinin kucağında keyfi çok yerinde görünüyor:)

Anneannesinin Zeynep Sevde için ördüğü kreasyonlardan biri.. Maşallah pek bi yakıştı kızıma.


7 Şubat 2009 Cumartesi

İlk Uzun Yolculuğumuz

Dün sabah erkenden, saat 07:00'de düştük Isparta yollarına. Bir gece önce kayınvalidemlerde kaldık, sonra kayınpederim, İlker ve Zeynep'le beraber yola koyulduk.



İlk şoförümüz uzun yol konusunda çok deneyimli olan kayınpederimdi.


Tam neredeydi hatırlamıyorum ama bir ara baya sis oldu yolda.. Buna da sis mi diyorsun demeyin, aşağıdaki resim iyi hali:)

Isparta'ya yaklaştık, Toroslar göründü, Afyon civarı..


Kuzuşun karnı tok, altı kuru, uykusunu da aldı.. Camdan güneş vuruyordu çok güzel, arabada baya bir sıcak olmuştu, bende fırsatı değerlendirip bacaklarını açtım biraz güneş görsünler diye:)


Ve işte yolların yeni fatihi:) Afyon'dan sonra İlker kullandı, ama dönüşte Adapazarı'na kadar hep O sürmüş. Alışsın tabi, ne de olsa memleketlerimiz uzak:)
Yolculuğumuz Allah'a şükür çok güzel geçti, bebişle beraber yolculuk yapmak çok keyifliydi, bizi çok sıkıntıya sokmadı Maşallah.
Ama bugün uyuma konusunda zorluk çektik. Yeni bir ev, yeni insanlar haliyle yadırgadı tabi. Nereye yatırıp da uyutacağımı bilemedim. Heryer farklı geldiği için, sürekli çevreyi inceleme modundaydı. Ama gözlerden de uyku akıyor belli. Huysuzlanmaya da başladı, en sonunda babam kucağında dolaştırırken öylece uyuyakaldı:) Şimdi uyuyor kuzu, İnşallah çabuk adapte olur ve eski düzeni devam eder. Şimdilik benden bu kadar, Isparta maceralarımız için bizden ayrılmayın:) Bir videoyla veda edelim..

Yana yana:)

Zeynep artık yanına dönebiliyor..


Bir banyo sonrası, masaj keyfi sırasında:)

2 Şubat 2009 Pazartesi

Ayrılık & Kavuşma

Bu haftasonu da her zamanki gibi çok hareketliydi. Cuma akşamı abimler geldi, gece bizde kaldılar.Sabah abim THY İngilizce sınavına girdi. İnşallah hayırlısı olur.
İlker Pazar günü iş için 3hafta Hollanda'ya gidiyor. Kızımla beni de Cuma günü Isparta'ya bırakacaklar. Yaklaşık 1 yıldır Isparta'ya gitmedim, oradaki eşi dostu da ziyaret etmek, Antalya'daki akrabalarımı görmek, Burdur'daki teyzeme de gitmek istiyorum. Ömer Dayısı daha yeğenini hiç görmedi, heyecanla bekliyor:) Anneannesi ve dedesi de 3.5 aydır internetten takip ediyorlar Zeynep'i. Yani bir yandan annem, babam ve kardeşimi görecek olmanın sevinci, diğer yanda İlker'den ayrılacak olmanın üzüntüsü var. Üstelik İlker için de yoğun ve zor bir 3 hafta olacak, İnşallah Rabbim kolaylık verir, o da oralarda gezer, güzel vakit geçirir.

Cumartesi günü kayınvalidemler yemeğe bize geldiler, torunlarından 3 haftalığına da olsa ayrılacak oldukları için bol bol resim çekildiler, oyunlar oynadılar. Hatta kayınvalidem sayesinde kızımın artık "Ce eee" oyununu oynamaya başladığını da farketmiş olduk:) Yüzüne örtü örtüp açıyoruz, "Ce ee" diyince başlıyor gülmeye:) Baya baya gıdıklanmaya da başladı, geçen gece babası kıkır kıkır güldürdü kızımı:)